KÜRESEL ISINMA HABERLERİ
Doğu Kutup Bölgesi'nde kütle kaybı söz konusu.
Kışı, karı çok seven ve tüm yaşamı buna uyumlu ülkelerden Norveç'in
başkenti Oslo'da dahi çocuklar artık kar duasına çıkmaya başladı.
Associated Press ajansının atmosferin kirlenmesi anlamına gelen ve
''Küresel Isınma'' olarak kapıda bekleyen felaketin artık acil önlemlerle
'bir nebze' giderilebilmesi için yaptığı derlemede, dünya ikliminin
korunmasında kutupların ve buz katmanlarının önemi anlatılıyor.
50 yıl arayla 1957-58'den beri ilk kez resmen dün ilan edilen Uluslararası
Kutup Yılı'nda 63 ülkeden 50 bin bilim adamı, yeryüzünün bekası için
çalışıyor.
Hükümetler arası iklim değişikliği panelinin geçen ayki raporunda,
dünyanın giderek ısınmasının kesinlikle insan eliyle başta sera etkisini
yaratan sanayiden atmosfere salınan karbondioksit gazından kaynaklandığı
belirtildi.
Monaco Prensi 2'nci Albert, kutup bölgelerini birkaç kez ziyaret etmiş
kişi olarak dün Fransa'nın başkenti Paris'te yaptığı açıklamada, ''21'inci
yüzyılda tüm dünyaya en büyük tehdidin atmosferin ısınması olacağını''
söyledi.
Ekoloji uzmanları, biyologlar, fizikçiler, yerbilimciler;uydular, buzkıran
gemileri, denizaltılar kullanarak kuzey ve güney kutuplarında yaşamı daha
yakından mercek altına alacak.
Bilimadamlarına göre, çoğu yerde 400 metre kalındığında dev deniz buzlası
olan donmuş deniz Kuzey Kutbu, eriye eriye yok olacak ve bu da tüm dünya
iklim dengelerini mahvedecek.
Kuzey'in erimesi en hızlı
ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) uydularından gelen
bilgilerle yapılan araştırma, 2004 ve 2005 yılları arasında Kuzey Buz
Denizi'ndeki buz tabakalarında çarpıcı değişiklikler ortaya çıkardı.
Daimi (yıl boyunca erimeyen) kalın buz kütlesinin büyüklüğünde 2005'te
yüzde 14 oranında azalma kaydedildi.
Buz kütlesindeki bu azalmayla Türkiye'nin yüzölçümüne yakın büyüklükte,
730 bin kilometrekarelik alan kaybı, erime meydana geldi. Bu durum, Rusya
ve Avrupa'nın kuzeyindeki Doğu Kutup Bölgesi'nde kütle kaybına yol açtı.
Amerika kıtası ve Atlantik Okyanusu'nun kuzeyini kapsayan Batı Kutup
Bölgesi'nde buz kütlelerinindeyse tedrici yığılma görüldü.
Her on yılda bir, ortalama olarak yüzde 6.4-7.8 arasında azalan buz
kütlelerinin bir yıl içinde yüzde 14 oranında azalması bilim adamlarınca
tehlike olarak kaydedildi.
Önceki yıllara oranla 18 kat daha fazla olan alan kaybının sebepleri
araştırılıyor. Bu durumun normal dışı rüzgar akımından mı kaynaklandığı,
yoksa kutuplardaki erimenin hızında büyük değişimin habercisi mi olduğu
merak ediliyor.
Doğu Kutup Bölgesi'nde 2005 yılında görülen normal dışı rüzgar akımlarının
buz kütlelerini doğudan batıya doğru kaydırmış olabileceği düşünülüyor.
Fakat, uzmanlar bu kadar büyük buz kütlesinin sadece rüzgarlar tarafından
kaydırılabileceğini düşünmüyor.
Kütle kayması hava sıcaklığını artırıyor
Kütle kaymasının, hava sıcaklığı artışının çarpıcı göstergesi olabileceği
düşünülüyor. Kuzey kutbu, küresel ısınmanın iki katı hızda ısınıyor. Buz
kütleleri, beyaz renkleri nedeniyle güneş ışınlarını yansıtıyor.
Yansıyan ışınlar, daha koyu renkte olan okyanus tarafından emiliyor ve
okyanus sularının daha çok ısınmasına sebep oluyor. Isınan okyanus suları
buzları eritiyor.
Buz kütleleri azaldıkça dünya daha hızlı ısınıyor ve bu durum küresel
ısınmanın etkilerini tahmin edilenden çok daha erken olabileceği anlamına
geliyor. Yapılan son araştırmalar, Kuzey Kutbu'nu her yaz kaplayan buz
kütlesinin büyüklüğünde ve kalınlığında küçülme olduğunu ortaya çıkardı.
Son 20-30 yılda yaz aylarındaki buz kütlelerinin önceki dönemlerle
karşılaştırıldığında her yıl binde 7 oranında küçülmüş olduğu göze çarptı.
Uydu cihazları tarafından 2005 yılının eylül ayında kaydedilen buz
örtüsünün kalınlığının, 1978 yılından beri görülen en düşük seviyede
olduğu belirtildi.
California'daki NASA jet motorları laboratuvarında yapılan araştırmada,
yaz buz örtüsünden farklı olarak daimi buz örtüsünün büyüklüğü ölçüldü.
Daimi buz kütlesi, 3 metre kalınlığında olan ve en az bir yaz mevsimi
boyunca varlığını koruyabilen, buzulların ana kütlesini oluşturan buz
kütlesine verilen isim.
Mevsimsel buz kütlesiyse kış mevsiminden sonra yaz güneşiyle eriyen ve
daimi buz kütlesinden daha ince yapıya sahip olan buz kütlesi.
İki buz kütlesi birbirlerine çok benzemekle birlikte, bazı farklılıklar
gösteriyor. Bir tatlı su buzu olan daimi buz kütlesinin yüzeyi mevsimsel
buza göre çok daha sert oluyor ve içinde daha çok baloncuk bulunuyor.
Araştırmanın liderliğini yapan Dr. Son Nghiem'e göre, buzullardaki
serpintiyi ölçebilen radarlı ölçüm aletleri birbirine çok benzeyen bu iki
farklı buz kütlesini ayırt edebiliyor.
Kuzey yarımkürede kış mevsiminin başlangıcı kabul edilen 21 Aralık tarihli
2004 ve 2005 kayıtları arasında büyük farklılıklar göze çarptı.
Atabaşkan Kızılderilileri
''Atabaşkan'' da denilen Alaska ve Kuzey Kanada'nın Kızılderililerinin
Athasaskan Meclisi'nin üyesi James Allen, ''Gıda kaynaklarımız, balık avı
ve doğal ilaç alanlarımız günden güne daralıyor'' diyor.
Eskimolar için de gidişat aynı. Kuzey Kutbu Arktika'nın yerküre karşıtı
altıncı kıta Güney Kutbu Antarktika'da da son 35 milyon yılın 5 km'ye
yaklaşan kalınlıktaki, eski gölleri dağları yutmuş dev buz örtüsü de
balon, teleskop ve uydularla incelenecek.
BM Meteoroloji Örgütü'nün desteklediği 'Uluslararası Kutup Yılı'
girişiminin başkanı David Carlsson, ''50 yıl önce dünya buz tabakalarında
ve buz dağlarındaki değişim bilinmiyordu, bugün görülüyor'' dedi.
Rus coğrafya uzmanı Vladimir Kotlyakov da, ''Küresel ısınmadan Rusya da
bariz nasibini alıyor'' diyor.
Kutup yılı eşbaşkanı ve Avustralya hükümeti Antarktika kurulu
araştırmacısı Ian Allison, ''Yüz yıl sonra Kuzey Kutbu'nun artık tamamen
eridiği, daimi buz kütlelerinin kuzey'de yok olduğu görülecek'' dedi.
Norveç'in Ny_Alesund Kuzey Kutbu Enstitüsü'nün Müdürü Kim Holmen, ''Son
yıllarda buzdağları giderek daha hızlı eriyor'' dedi.
İsveç'in Kuzey Kutup Dairesi'nin 200 km kuzeyinde yer alan tamamen buzdan
inşa edilmiş Jukkasjarvi Buzoteli, kutup araştırmaları için simgesel dev
hidrojen balonunu göğe saldı.
Bilimadamları, kutupların geri kalan ömründe mümkün olduğunca sağlıklı
yaşamasının tüm dünya için en derinde yaşamsal önemi olduğunu her gün daha
fazla vurguluyor.
Brezilya Ulusal Uzay Araştırmaları Enstitüsü
tarafından hazırlanan Çevre Bakanlığı'nın yayımladığı rapor Brezilya'da
2100'e dek sıcaklığın ortalama 4 derece artabileceğini ortaya koydu.
En kötümser tahmine göre Amazon bölgesinde sıcaklık 8 derece artabilir, bu
da 'bakir ormanın değişimine' neden olabilir.
Araştırmacılardan Jose Marengo, 'dünyanın akciğerleri' olarak bilinen
Brezilya'daki Amazon yağmur ormanlarına ileride bu benzetmenin
yapılamayacağını, küresel ısınmanın sonucu olarak bölgenin karbondioksidin
yayıldığı bir bölge durumuna gelebileceğine dikkati çekti.
Brezilya'daki diğer bölgelerin de küresel ısınmadan nasibini alabileceğini
belirten araştırmacılar, 100 yıl içinde yarı kurak olan kuzeydoğunun kurak
duruma gelebileceğini, nüfusun yüzde 25'inin, yani 42 milyon kişinin
yaşadığı kıyı bölgelerinde deniz düzeyinin yarım metre artabileceğini
vurguladılar.
Araştırmaya göre Rio de Janeiro bölgesi de 'en fazla tehdit altında olan'
bölgeler arasında bulunuyor.
'Kritik eşiğin aşılmasına' 2 derece kaldı
Dünyanın ortalama sıcaklığının 2 santigrat derece daha artması, 'kritik
eşiğin aşılması' anlamına gelecek.
'Missouri Botanical Garden' Başkanı Peter H. Raven ve Michigan
Üniversitesi'nden çevrebilimci Rosina Bierbaum'un başkanlığını yaptığı bir
BM paneli tarafından hazırlanan rapor için, 11 ülkeden 18 bilim adamı
çalışma yaptı.
Rapora göre, yeryüzünde ortalama sıcaklık son 100 yıl içinde 0.74 derece
arttı.
Raporda, küresel ısınmanın yol açacağı sonuçlar, 'deniz seviyesinin
yükselmesi, kuraklık ve hastalık alanlarının dağılımı, iklime bağlı doğal
afetler, tarımda, ormancılıkta, balıkçılıkta ve ekonominin diğer
alanlarında ortaya çıkacak hasar' gibi başlıklarda ele alındı.
Tavsiye olarak ise hükümetlerin temiz enerji kaynaklarına yönelik
yaptıkları araştırmalara harcanan paraları 10 milyarlarca dolar
artırmaları, fosil yakıtlardan uzaklaşmayı teşvik etmeleri, kömürle
çalışan termik santrallerin yenilerinin inşaatına izin vermemeleri
gerektiği vurgulandı.
Raporda BM'nin de on milyonlarca kişiye ulaşabilecek çevre mültecilerine
hazır olması gerektiği belirtildi.
Karbondioksit yerin 700 metre altına pompalanıyor
Alman bilimadamları ise küresel ısınmaya karşı zaman kazanmak amacıyla,
karbondioksidin yerin 700 metre altına pompalanarak depolanması üzerinde
çalışmalar yapıyor.
Bu amaçla Ketzin kentinde sondaj çalışmaları başlatıldı. Proje, AB'nin
sağladığı 35 milyon euro tutarındaki fon ile, Ulusal Yerbilim Araştırma
Merkezi (GFZ) tarafından yürütülüyor.
GFZ Başkanı Rolf Emmermann, hedeflerinin iki yıl içinde 60 bin ton
karbondioksidi, yeraltına depolamak olduğunu söyledi. Gazın
pompalanmasına, Haziran ayı ortalarında başlanması planlanıyor.
Emmermann, yeraltına karbondioksit depolanmasının kısa dönemli bir çözüm
olacağını, ancak bu yöntemin atmosfere karbondioksit salımını azaltacak
alternatif enerji kaynakları geliştirilinceye kadar insanlığa zaman
kazandırabileceğini kaydetti.
Karbondioksidin, yeraltında gözenekli kaya katmanlarında bulunan tuzlu
çözeltilere depolanması amaçlanıyor. Yapılacak ilk denemelerle,
pompalanacak gazın yer altındaki dağılımının nasıl şekilleneceği ve uzun
süreli olarak burada durup durmayacağı test edilecek.
NASA iklim uzmanı: ''Termik santral inşaatlarını askıya alalım''
ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) önde gelen iklim uzmanı
James Hansen, gezegenin ısınmasına yol açan karbondioksit gazının
atmosfere karışmasını önlemek amacıyla termik santral inşaatlarının askıya
alınmasını tavsiye etti.
Washington'da bir toplantıda konuşan iklim uzmanı, ''8-10 yıl içinde
karbondioksit emisyonunu önleyecek teknolojiler geliştirilene kadar termik
santrallerin inşaatına ara vermeliyiz'' dedi.
Gezegenin mutlaka muhafaza edilmesi gerektiğini vurgulayan Hansen,
atmosfere daha fazla karbon gazı bırakılırsa 10 yıla kadar iklimin
değişmesinin kaçınılmaz hale geleceğini ve sıcaklığın artmaya devam ederek
yeryüzünü bambaşka bir yere çevireceğini anlatarak uyarıda bulundu.
Amerikalı uzmana göre, iklim ısınınca kutuplarda buzul kalmayacak ve
denizler uzun vadede yüz yıl içinde 5-6 metre yükselebilecek.
ABD Enerji Bakanlığı, 96 milyona yakın konutun elektrik ihtiyacını
karşılamak için 10 yıl içinde kömürle çalışan 159 elektrik santralı inşa
etmeyi planlıyor.
ABD'deki kömür rezervleri, en az 250 yıl sonra tükenecek.
Kömür, gaz ve petrol gibi fosil yakıtlarının yanmasıyla ortaya çıkan
karbondioksit, iklimin ısınmasının en büyük sebebi sayılıyor.
Al Gore eşiyle Oscar partisine katıldı
Türkiye'de 'Uygunsuz Gerçek' adıyla gösterilen 'An Inconvenient Truth'
adlı yapımıyla en iyi belgesel Oscar'ını kazanan ABD'nin eski Başkan
Yardımcısı Al Gore, çevrecilik konusunda ikiyüzlü davranmak ve evinde
aşırı enerji tüketmekle suçlandı.
Merkezi Al Gore'un yaşadığı Tennessee eyaletinin Nashville kenti olan
Cumhuriyetçi eğilimli bir düşünce kuruluşu olan Tennessee Siyasi
Araştırmalar Merkezi, eski başkan yardımcısının son iki yıldaki elektrik
ve doğalgaz harcamalarının faturalarını ele geçirdi.
Merkez, Al Gore'un Nashville'in banliyösünde bulunan 20 odalı ve kapalı
havuzlu malikanesinin 2006'da yaklaşık 221 bin kilovat-saat elektrik
tükettiğini ve bunun 10 bin 656 kilovat-saat olan ulusal ortalamanın 20
katından fazla olduğunu açıkladı.
Düşünce kuruluşu, "Gore başkalarına nasıl yaşayacaklarını anlatıyor, ancak
kendi kurallarına kendisi uymuyor" şeklinde suçlama getirdi.
Düşünce kuruluşunun 27 yaşındaki başkanı Drew
Johnson, "Bir başkası elektrik ve doğalgaza yılda 30 bin dolar fatura
ödese umursamayacağım, ama bu çevreci Al Gore.." dedi.
Düşünce kuruluşunun ele geçirdiği belgelere göre, malikanelerinde
doğalgazlı fenerleri, ısıtmalı havuzları ve elektrikli kapıları bulunan
Gore Ailesi, 2006'da ayda ortalama 18 bin 414 kilovat-saat elektrik
harcamış ve 1359 dolar fatura ödemiş.
Gore'lar 2005'te de ayda ortalama 16 bin 200 kilovat-saat elektriğe 1461
dolar ödemişler.
Cumhuriyetçi düşünce kuruluşunun doğalgaz şirketinden sağladığı faturalara
göre de, Gore Silesi, 2006'da malikane için ayda 536, kapalı havuz için de
ayda 544 dolar fatura ödemiş. Ailenin 2006'daki gaz ve elektrik
faturalarının toplamıysa 31 bin 512 dolar.
Gore'un sözcüsü Kalee Kreider ise, düşünce kuruluşunun açklamalarını
tartışma konusu yapmak istemediğini, ancak Al Gore ve eşi Tipper'ın daha
çok evlerinde çalıştıklarını belirtti.
Kreider, Gore'un ailelerden bir kişinin ne kadar çok fosil yakıt
tükettiğini gösteren karbon izlerini hesaplayarak, buna göre
davranmalarını istediğini de anımsattı.

Giriş,
Magazin,
Neler Oluyor Bize,
Hayatın
İçinden, Grafik Saatinden,
Gazete
Manşetleri,
Arşiv, Ressamlar
grafiksaati.com/,
grafiksaati.blog,
Grafik Ve Muzik,
tevfikelcioglu222.blogspot.com/,
Grafik Saati
 |