Ajda Pekkan: "Sıradan Biriyim"
Önceki akşam Kıbrıs’taki Kaya Artemis Otel’de konser veren Ajda
Pekkan, konser öncesi gazetecilere içini döktü.
Ajda Pekkan: "Evde portakallı ekmek yaparım "
Dilek DALLIAĞ
Ajda Pekkan olmak zor mu?
Elbette zor. Bir kere meditasyon süreci oluyor. Bu da bir zaman
dilimi alıyor. Tabii tüm bunlar sanatçı olmamdan kaynaklı aşamalar.
Bunlar olmasaydı ’Ajda Pekkan’ olmazdım. Çünkü evin kapısından çıktığım
andan itibaren bakışları ve düşünceleri kendi üzerime çekiyorum.
Hem beni mutlu ediyor hem de mükemmeliyetçiliğe doğru itiyor. Pat
diye fotoğrafımım çekildiğini düşünürsek ifadesiz ve silik yansımak
istemiyorum objektiflere. Sanatçı dediğin hem gizemli hem bakımlı
olmalı. Mükemmellik dediğin şey, işte o noktada başlıyor. Düzgün
giyinmek, düzgün hareket etmek ve tüm bunların içinde de kendini
iyi ifade edebilmek.
İnsanların sana sevgisine layık olabilmek. O sevginin karşılığının
hayat duruşunla verebilmek. Ajda Pekkan olmak kolay değil derken
bunlardan bahsediyorum işte. Onun dışında, çok sade bir insan olmayı
seviyorum. Evde portakallı ekmek yapmayı deneyen bir kadınım.
Evdeki Ajda Pekkan’la sahnedeki karışıyor mu?
Sahnedeki dünya iki saat ama bütün hayatım aynı zamanda. Bunun dengesini
kurmak şart. Şaşaa ile kişiliğini karıştırdığında dostlukların olmuyor
ve kendinden uzaklaşıyorsun. Ben kendimle yakın olmayı ve yakınımı
da kendim gibi sevmeyi seviyorum. Zaten uzak insanları yakınıma
alamıyorum. Olduğum gibi yaşamak istiyorum. Hepimizin kuvvetli olduğu
kadar naif olduğu yerler de var. Fark edilmek beni rahatsız eder,
gizem olmalı.
Nedir en büyük fetişiniz?
O kadar çok ki. Evi çok seviyorum. Ev eşyaları, gözlük, kabı ve
en başta elektronik fetişim var. Cep telefonu fetişim var, bayi
gibi geziyorum. Hep yeni çıkan modellerden bir adet ben de var.
kabı mesela, bir yerde görürsem alıyorum ama cep telefonunu sipariş
ediyorum.
6 Ağustos’ta Harbiye Açıkhava’da ’Ajda bizi diskoya ür" başlıklı
bir etkinlik olacak...
Bu konseri DJ’lerle yapacağız. 70’ler, 80’ler olacak. Şimdi clup’larda
çalınan benim eski parçalarımı anlamamıştım, bakalım kendim deneyeceğim
ve dinleyeceğim bu gecede. Dj’lik yapmayacağım, partiye katılıp,
ben de kendi parçalarımı DJ’lerden dinleyip eğleneceğim. Kalabalığa
girmek bakalım nasıl olacak.
16 Temmuz 2007
|